24 Ocak 2012 Salı

westeros tarihçesi


-KUZEY-


Kitaplarda anlatılan öykünün geçtiği Westeros isimli kara parçası, Güney Amerika kıtası büyüklüğünde tarif edilir. Bilinen en eski sakinleri, Ormanın Çocuklarıdır. Doğayla iç içe yaşayana büyülü bir ırk olarak tarif edilmişlerdir. Daha sonra, yani kitapta bahsedilen olayların başlamasından binlerce yıl önce, İlk İnsanlar diye adlandırılan, ilkel ve savaşçı bir kavim doğudaki Essos’tan kıtaya göç eder. Ormanın Çocukları ile aralarındaki uzun savaş ve çatışmalar döneminden sonra, anlaşmaya varılır. Böylece açık arazi, İlk İnsanlar’ın, ormanlar ise Ormanın Çocuklarının yaşam alanları olacaktır.
Yaklaşık dört bin yıl devam eden barış ve huzur dönemi, kuzeyin en uzak köşelerinden gelen ve ötekiler diye anılan gizemli bir ırkın ortaya çıkmasıyla sona erer. Beraberlerinde bitmeyen bir kışla birlikte, ölüm ve yıkım getiren bu ırka karşı, İlk İnsanlar ve Ormanın Çocukları şafak savaşı diye adlandırılan bir savaşta ittifak yaparlar ve ötekileri tekrar geldikleri yere, uzak kuzeye sürerler. Sonrasında, muhtemelen Ormanın Çocukları’nın marifetiyle buzdan devasa bir duvar yükselir. Ötekileri kuzey hapsetmenin yanında, weteros’un kuzey sınırı da belirlenmiş olur. Daha sonraki yüzyıllarda Ormanın Çocukları yavaş yavaş ortadan kaybolur. Onların westeros’u terk ettiklerine ya da soylarının tükendiğine inanılır.
Şafak savaşından iki bin yıl sonra, doğudan bu kez Andallar gelir. Daha gelişmiş bir medeniyet olan Andallar,  yedilerin dini, denilen yeni bir inancı da beraberlerinde getirirler. Arryn Vadisi denilen yerden kıtaya ayak basan Andallar,  savaşlar ve çatışmalarla güneyi işgal ederler. Ama kuzeyi ele geçirmeyi bir türlü başaramazlar. Zamanla, altı büyük krallık meydana gelir; Kuzey krallığı, Demir adalar krallığı, Kaya krallığı, Fırtına kralları ülkesi, Menzil krallığı, Vadi ve gökyüzü krallığı. Yedinci krallık olarak bilinen Nehirova ülkesi, sürekli komşu işgalleriyle ve bitmek bilmeyen iç çatışmalarla parçalanır. Hikâyenin başladığı zamandan bin yıl kadar önce,  dar denizin karşı kıyısından Valyrian imparatorluğunun zulmünden kaçan, Kraliçe Nymeria önderliğindeki mülteciler güneye yerleşip, yerli Lord’la ittifak yaparak, Dorne adında büyük bir krallık kurarlar.
-
GÜNEY-
Hikayeden beş yüzyıl kadar önceki bir zamanda, dar denizin ötesindeki Valyrian İmparatorluğu dar denizin doğu kıyılarına kadar genişler ve Ejderha Kayası denilen yerden westeros’a ulaşırlar. Bir yüzyıl sonra Valyrian imparatorluğunun sonunu getiren, kıyamet denilen, muazzam bir felaket gerçekleşir. Ejderha Kayasının hâkimiyetini elinde bulunduran Tageryan ailesi, bir yüzyıl boyunca güç toplar ve daha sonra tüm yedi krallığı işgal etmek için sefere başlarlar. Fatih Aegon’un ordusu sayıca az olmasına rağmen, Valyrian’ların son ejderhaları onun emrindedir ve böylece güneydeki Dorne krallığı hariç altı krallığı egemenliği altına alır. Dorne krallığı da zaman içinde diplomasi yoluyla birliğe krallığa katılır. Son ejderhanın olayların başlamasından 100 yıl öncesinde ölmüş olmasına rağmen Targeryanlar iktidar güçlerinden bir şey kaybetmezler.

Hikâyenin başlangıç noktasından 15 yıl öncesine kadar da bu iktidar devam eder. ‘Deli kral’ lakaplı Aerys Targeryan deliliği ve zalimliğinin neden olduğu bir iç savaşla bu iktidarı kaybederler. Olaylar,  Kışyarı Lordu Rickard Stark’ın kızı ve Fırtına burnu lordu Robert Barethon’un nişanlısı Lyanna Stark’ın Targeryen prensi Rhaegar ile birlikte ortadan kaybolması ile başlar. Lynna’nın ağabeyi Brandon kral topraklarına giderek, Rhaegar’ı teke tek bir düello’ya davet eder. Fakat deli kral tarafından yanındakilerle birlikte esir alınır. Deli Kral Kışyarı’na haber yollayıp, Lord Rickard’ın kral topraklarına gelip onlar için af dilemesini ister. Çağrıya uyan Lord Rickard kral topraklarına vardığında, oğlu Brandon’un gözleri önünde diri diri yakılır. Brandon babasını kurtarmaya çalışırken can verir.  Bu olaylardan sonra, Robert Barethon, Eddard Stark ve John Arryn önderliğindeki ittifak güçleri, Trident isimli yerde Targeryan ordusunu bozguna uğratırlar. Son an’a kadar tarafsız kalan Lannister ailesi Lordu Tywinn Lannister Aerys’in tüm varislerini ve ailesini öldürür, fakat aerys’in hamile karısı ve küçük oğlu Viserys kurtulur ve ejderha kayasına sığınırlar. Kral Aerys ise kral muhafızlarından Lord Tywinn’in oğlu Jamie Lannister tarafından öldürülür. Bu olaydan sonra Jamie kral katili diye anılmaya başlar. Aerys devrilince tahta Robert Barethon geçer ve Lannisterlar’ın dostluğunu daim kılmak için Tywinn’in kızı Cercei Lannister ile evlenir. 

A song of ice and fire

Buz Ve Ateşin Şarkısı
Amerikalı yazar, George Raymond Richard Martin'in 5 kitaptan (6 ve 7 yolda) oluşan epik-fantastik roman serisi. 1991 yılında yazılmaya başlayan serinin ilk romanı 1996 yılında yayınlanmıştır. Serinin ilk kitabı olan A Game of Thrones, Taht Oyunları ismi ile 2 kısım halinde, Nisan 2005'te Türkçeye çevrilmiş, ancak 2. kitap olan A Clash Of Kings'in (Kralların Çarpışması)  çevirisi, ilk kitabın Amerikan HBO kanalı tarafından yayınlanan 10 Bölümlük tv dizisinin yarattığı popülariteden sonra gerçekleşmiştir.

Konusu;

Kitaplar tamamen kurgusal bir dünyada geçmektedir. Yedi krallık ya da diyar olarak anılan Westeros isimli kıta ile dar denizin karşı kıyısında yer alan Essos bur kurgusal dünyanın parçalarıdır. Birbirini izleyen iki mevsimin, yaz ve kışın süreleri belirsizdir. Yaz bolluk bereket ve refah anlamına gelirken, kış ölümcül derecede soğuk ve ızdırap dolu yıllar anlamına gelmektedir. Hikaye, canlı zihinlerin hatırladığı en uzun yaz mevsiminin son döneminde başlar. Hikayenin neredeyse orijininde yer alan Kuzey toprakları hakimi Stark hanedanının kalesi Kışyarı'na Kral Robert'in beklenmedik ziyareti, hanedan lideri ve aynı zamanda kralın eski silah arkadaşı ve dostu Lord Eddard (Ned) Stark'ın ölen Kral El'inin yerine atanması, ve güneye kral topraklarına yolculuğa çıkması ile başlayan ve gittikçe dallanıp budaklanan olaylar kurgunun ana damarını oluşturur. İktidar mücadeleleri, saray entrikaları, şövalyeler, hanedanlar arası çekişmeler ve ittifaklar, ve benzeri unsurlar, okuyucuya,  fantastik bir romandan çok, orta çağ Avrupa'sında geçen tarihi bir roman okuyormuş hissi verir. Bu ana öyküye paralel ve onunla ilintili olarak ilerleyen ve kitabın fantastik motiflerini oluşturan iki öykü daha vardır; Birincisi merkezinde, gene bir Stark olan Jon Snow'un yer aldığı, ve "Duvar" diye adlandırılan, yedi krallığın kuzey sınırındaki devasa suru koruyan yeminli Gece Nöbetçileri ve sur'un ötesindeki tüyler ürpertici gizemli dünyayı anlatan öykü. İkincisi ise, yüzlerce yıl iktidarı elinde tuttuktan sonra Kral Robert'a tahtı kaptıran, Westeros'un en köklü hanedanı Targeryanların yaşayan son üyeleri Daenerys ve ağabeyi, 'dilenci kral' lakaplı Viserys'in tahtı geri almak amacıyla dar denizin öte yanında, özgür şehirlerde yaşadıkları maceraları anlatan öykü.


Bu üç öykü eş zamanlı bir biçimde ilerler. Her kitap, sekiz dokuz farklı karakterin bakış açılarından anlatılan bölümlerden ibarettir. Bölümler arasında kronolojik bir düzen yoktur. Bazı bölümler bir kaç saatlik bir zaman dilimini anlatırken, bazıları bir kaç haftalık bir süreyi kapsayabilir. Kitabın içerdiği bu karmaşık kurgu yapısı ve zaman zaman durağanlaşan anlatımı, okuyucuyu zorlaması gerekirken, yazarın yetkin edebi gücü ve kurgudaki hakimiyeti romanı türün bir çok örneğinin bir adım önüne çıkarmaktadır. Fantastik edebiyatta zirve kabul edilen tolkien'in yüzüklerin efendisi serisinin haiz olduğu mertebeye 20-30 yıl içerisinde ulaşacağı kanaatindeyim.